Sosyal güvenlik mevzuatına göre uygulanan yaptırımlar

 

 
 

Sosyal güvenlik mevzuatına göre uygulanan yaptırımlar

 

Özer DEMİRDİZEN – (Sosyal Güvenlik Denetmeni (*))

Süleyman ŞEN – (Sosyal Güvenlik Denetmeni)

 
 

 
 

I. Giriş

 Sosyal güvenlikle ilişkili kanunla öngörülen hükümleri yerine getirmeyen veya süresi içerisinde yerine getirmeyenlere idari yaptırımlar uygulanmaktadır. Bu cezalara ilişkin hükümlerin bütünü 5510 sayılı Kanunda dağınık bir şekilde yer almaktadır. Uygulanan bu yaptırımları, idari para cezaları, fazla veya yersiz ödemelerin geri alınması ile sağlık hizmeti sunucularına uygulanacak idari yaptırımlar ve fesih başlıkları altında sıralayabiliriz.

Bu çalışmamızda, öncelikle söz konusu Kanunun 102. maddesine göre uygulanan idari para cezaları ve çeşitleri üzerinde durulmuş, zamanaşımı ve idari para cezalarına karşı itirazın usulü açıklanmıştır. İkinci olarak Kanunun 96. maddesinde yer alan Kurum tarafından fazla veya yersiz ödemelerin geri alınması başlığına yer verilmiş, fazla veya yersiz ödemenin oluşma şekilleri ve tahsil süreci anlatılmıştır. Son başlıkta ise Kurumun sigortalıları için sağlık hizmeti satın aldığı sağlık hizmeti sunucularına Kanunun 103. maddesine göre uygulanacak idari yaptırımlar ve fesih hükümleri açıklanmıştır.

 II. İdari Para Cezaları

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından uygulanan yaptırımların büyük çoğunluğu 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede yer alan yaptırımlar, idari para cezası şeklindedir ve brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmaktadır. Tek istisnası ise, Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının görevlerini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanma haline uygulanacak Türk Ceza Kanununun 165. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen hapis cezasıdır.

 A- Çeşitleri

 Aşağıda bulunan tablolarda 5510 sayılı Kanunun 102. maddesine göre uygulanacak cezalar ve ceza nedenleri yer almaktadır.

 Tablo-1: 5510 Sayılı Kanunun 102.Maddesine Göre Uygulanan Cezalar-1

 
 

Madde

Uygulama Nedeni

Cezası

102/1/a/1

Sigortalı (4/1/a) İşe Giriş Bildirgesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi, Genel Sağlık Sigortası (GSS) Giriş Bildirgesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi

Her bir sigortalı için 1 Asgari Ücret  

102/1/a/2

Sigortalı (4/1/a) İşe Giriş Bildirgesinin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması

Her bir sigortalı için 2 Asgari Ücret

102/1/a/3

İşyeri esas alınmak suretiyle bildirgenin verilmediğine ilişkin; mahkemenin karar tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının tespit tarihinden, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarının rapor tarihinden, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi veya belgelerin Kuruma intikal tarihinden itibaren bir yıl içinde 102/1/a/2’de belirtilen usulle tekrar bildirge verilmediğinin anlaşılması

Her bir sigortalı için 5 Asgari Ücret

102/1/b/1

Kamu idareleri ile bilânço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için işyeri bildirgesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi

3 Asgari Ücret  

102/1/b/2

Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için işyeri bildirgesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi

2 Asgari Ücret  

102/1/b/3

Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için işyeri bildirgesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi

1 Asgari Ücret  

102/1/c/1

Asıl aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi

Aylık asgari ücretin 2 katını geçmemek kaydıyla belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına 1/5 Asgari Ücret

102/1/c/2

Ek aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresi içerisinde verilmemesi

Aylık asgari ücretin 2 katını geçmemek kaydıyla belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına 1/8 Asgari Ücret

102/1/c/3

Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre içinde Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi Kurumca re’sen düzenlenmesi

Aylık asgari ücretin 2 katını geçmemek kaydıyla belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına 1/2 Asgari Ücret

102/1/c/4

Aylık prim ve hizmet belgesinin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması,

2 Asgari Ücret

 
 

 
 

Tablo-1’de yer alan cezalar uygulamada en sık karşılaşılan cezalar olup; Kurumca istenilen bildirgelerin verilmemesi nedeniyle uygulanmaktadır.

 5510 sayılı Kanunun 4/1/a bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ait işe giriş bildirgelerinin işverenler tarafından;

– sigortalılık başlangıç tarihinden önce,

 – inşaat, balıkçılık ve tarım işlerinde ise işe başladığı gün,

 – Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde; ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, söz konusu 1 aylık sürenin dolduğu tarihe kadar,

 – Kamu idarelerince istihdam edilen 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizlik sigortasına tabi olmayan sözleşmeli personellerin çalışmaya başladıkları tarihten itibaren 1 ay içinde,

 – Kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren 1 ay içinde,

 Kuruma verilmesi gerekmektedir.

Sigortalı işe giriş bildirgesini, Kanunda belirtilen süre içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu hâlde anılan ortamda göndermeyenler hakkında Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının a) bendinin 1. alt bendine göre her bir sigortalı için 1 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. Fakat, 6270 sayılı Kanunun 11. maddesi ile yapılan değişiklikle bildirgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve söz konusu cezaların ilgililerce, yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden uygulanacaktır. Bu durumda uygulanacak idari para cezası asgari ücretin 1/4’ü olacaktır.

Ancak, söz konusu sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmediğinin mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde uygulanacak ceza Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının a) bendinin 2. alt bendine göre her bir sigortalı için 2 asgari ücret tutarında olacaktır. Ayrıca, işyeri esas alınmak suretiyle bildirgenin verilmediğine ilişkin; mahkemenin karar tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının tespit tarihinden, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarının rapor tarihinden, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi veya belgelerin Kuruma intikal tarihinden itibaren bir yıl içinde aynı usulle tekrar bildirge verilmediğinin anlaşılması halinde uygulanacak idari para cezası, Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının a) bendinin 2. alt bendine göre her bir sigortalı için 5 asgari ücret tutarında olacaktır.

5510 sayılı Kanunun 60. maddesine göre genel sağlık sigortalısı sayılanlardan;

 – Vatansız ve sığınmacı sayılanların bildirimlerinin ilgili kurumlarca kapsama alındıkları tarihten itibaren 1 ay içinde,

 – Korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaya başlayanların bildirimlerinin ilgili kurumlarca kapsama alındıkları tarihten itibaren 1 ay içinde,

 – 4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği ve ilgili kanunları gereğince kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan kişilerin bildirimlerinin işsizlik veya kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren Türkiye İş Kurumu tarafından 1 ay içinde,  

– Yükseköğretim Kanununa göre üniversitelerde yükseköğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin yüksek öğrenimlerinin başladığı tarihten itibaren 1 ay içerisinde ilgili üniversitelerce genel sağlık sigortası giriş bildirgelerinin Kuruma verilmesi gerekmektedir.  

Genel sağlık sigortası giriş bildirgesini, Kanunda belirtilen süre içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu hâlde anılan ortamda göndermeyenler hakkında Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının a) bendinin 1. alt bendine göre her bir sigortalı için 1 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. Fakat, 6270 sayılı Kanunun 11. maddesi ile yapılan değişiklikle bildirgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve söz konusu cezaların ilgililerce, yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden uygulanacaktır. Bu durumda uygulanacak idari para cezası asgari ücretin 1/4’ü olacaktır.

 İşverenler, 5510 sayılı Kanunun 11. maddesine göre;

– En geç sigortalı çalıştırmaya başladıkları tarihte,  

 – Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda, bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilân tarihini takip eden 10 gün içinde,

 – Adi şirketlerde şirkete yeni ortak alınması durumunda en geç yeni ortağın alındığı tarihi takip eden 10 gün içinde,

 – İşyerinin faaliyette bulunduğu adresten başka bir ildeki adrese nakledilmesi halinde, nakledildiği tarihi takip eden 10 gün içinde,

 – Sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene devredilmesi veya intikal etmesi halinde, yeni işverenin işi veya işyerini devraldığı tarihi takip eden 10 gün içinde,

 – İşyerinin miras yoluyla intikali halinde ise mirasçıları, ölüm tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde,

işyeri bildirgesini Kuruma vermekle yükümlüdürler.

İşyeri bildirgesini, Kanunda belirtilen süre içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu hâlde anılan ortamda göndermeyenler hakkında Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının b) bendine göre büyük defter tutanlar için 3 asgari ücret, diğer defterleri tutanlar için 2 asgari ücret, defter tutmayanlar için ise 1 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. Fakat, 6270 sayılı Kanunun 11. maddesi ile yapılan değişiklikle bildirgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve söz konusu cezaların ilgililerce, yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden uygulanacaktır. Bu durumda uygulanacak idari para cezaları, büyük defter tutanlar için asgari ücretin 3/4’ü, diğer defterleri tutanlar için asgari ücretin 1/2’si, defter tutmayanlar için ise asgari ücretin 1/4’ü olacaktır.

İşverenler, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine (SGDP) tabi sigortalıların ad ve soyadlarını, TC kimlik numaralarını, prime esas kazançlarını, prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını gösteren asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini 4/1/a bendi kapsamındakiler için en geç takip eden ayın 23’üne kadar, 4/1/c bendi kapsamındakiler için ise en geç takip eden ayın 7’sine  kadar  Kuruma  vermekle  yükümlüdürler.

Asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, Kanunda belirtilen süre içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu hâlde anılan ortamda göndermeyenler hakkında Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının c) bendine göre belgenin türüne yani asıl veya ek olup olmadığına bakılarak idari para cezası uygulanmaktadır. Aylık prim ve hizmet belgesinin asıl olması halinde Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının c) bendinin 1. alt bendine göre aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin beşte biri tutarında, ek olması halinde ise Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının c) bendinin 2. alt bendine göre aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

Kanunun 86. maddesinin 5. fıkrasına göre, sigortalıların 30 günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre içinde Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, 30 günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi Kurumca re’sen düzenlenmekte ve muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerine göre tahsil olunmaktadır. Bu hükme istinaden ek belgenin Kurumca re’sen düzenlenmesi durumunda, Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının c) bendinin 3. alt bendine göre aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

Ancak, söz konusu aylık prim ve hizmet belgesinin, mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının c) bendinin 4. alt bendine göre aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

 Tablo-2: 5510 Sayılı Kanunun 102.Maddesine Göre Uygulanan Cezalar-2

 Madde

Uygulama Nedeni

Cezası

102/1/d

Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları veya serbest muhasebeci, mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlerce düzenlenen raporlara istinaden Kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik tutarının olması,

Mal edildiği her bir ay için 2 Asgari Ücret

102/1/e/1

Bilânço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanların Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilen defter ve belgelerini yasal süresi içerisinde ibraz etmemesi

12 Asgari Ücret

102/1/e/2

Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanların Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilen defter ve belgelerini yasal süresi içerisinde ibraz etmemesi

6 Asgari Ücret

102/1/e/3

Defter tutmakla yükümlü olmayanların Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilen kayıt ve belgelerini yasal süresi içerisinde ibraz etmemesi

3 Asgari Ücret

102/1/e/4

İbraz edilen defterlerde geçersizlik halinin olması

ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir geçersizlik hali için 1/2 Asgari Ücret

102/1/e/5

İbraz edilen aylık ücret tediye bordrolarında geçersizlik halinin olması

İbraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir geçersizlik hali için 1/2 Asgari Ücret

102/1/f

Kamu idarelerinin, döner sermayeli kuruluşların, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankaların, Asgari İşçilik Uygulaması ile ilgili Kurumca istenilecek bilgileri ve belgeleri yazılı olarak en geç bir ay içinde vermemesi

2 Asgari Ücret

102/1/g

–  Kanunun 4/1/b kapsamında bulunanların giriş bildirgelerinin ve çıkış bildirgelerinin yasal süresi içerisinde verilmemesi,
–  Vazife malüllüğünün yasal süresi içerisinde bildirilmemesi,
– Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşların ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşların, kanunla kurulan kurum ve kuruluşların ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenleri ve bunların adreslerini yasal süresi içerisinde Kuruma bildirmemesi,
–  Kamu idareleri ile bankaların, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etme ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri Kuruma bildirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi,

1 Asgari Ücret  

1/10 Asgari Ücret  

102/1/h

–  Ticaret sicili memurluklarının kendilerine yapılan şirket kuruluşu bildirimini yasal süresi içerisinde Kuruma bildirmemesi,
–  Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin, yapı ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat niteliği taşıyan işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa bunların verilmesine esas olan istihdama ilişkin bilgileri yasal süresi içerisinde Kuruma bildirmemesi,

1 Asgari Ücret  

 
 

 
 

Tablo-2’de yer alan cezalar; defter ve belgelerin ibraz edilmemesi ve kayıt geçersizlikleri, Kuruma bildirim yapma mecburiyeti olan kamu idarelerinin, bankaların, kurum ve kuruluşlar ile tüzel kişilerin yükümlülüklerini yerine getirmemesi hakkında uygulanacak cezaları kapsamaktadır.

Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları veya serbest muhasebeci, mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlerce düzenlenen raporlara istinaden Kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik tutarının olması halinde, eksikliğin mal edildiği her bir ay için Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının d) bendine göre 2 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. 

İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere 10 yıl süreyle, kamu idareleri 30 yıl süreyle, tasfiye ve iflas idaresi memurları ise görevleri süresince saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde 15 gün içinde ibraz etmekle yükümlüdürler.

Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilen defter ve belgelerini yasal süresi içerisinde ibraz etmeyen ve bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlara Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının e) bendinin 1. alt bendine göre 12 asgari ücret, diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlara Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının e) bendinin 2. alt bendine göre 6 asgari ücret, defter tutmakla yükümlü olmayanlara ise Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının e) bendinin 3. alt bendine göre 3 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

 İbraz edilen defterlerde ve ücret tediye bordrolarında geçersizlik halinin bulunması durumunda Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının e) bendinin 4. ve 5. alt bentlerine göre ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla;  her bir geçersizlik hali için 1/2 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

Aşağıda yer alan hususlar defterler için geçersizlik hali olarak sayılmaktadır.

 – Kanuni tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı,

 – işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler,

 – sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkan vermeyecek şekilde usulsüz veya noksan tutulmuş defterler,

 – herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması,

 hallerinde o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmamaktadır.

Ayrıca, kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler ile Vergi Usul Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmamakta ve bu hallerde tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak defter hiç ibraz edilmemiş gibi idari para cezası uygulanmaktadır.

 İbraz edilen ücret tediye bordrolarında;

 – işyerinin sicil numarası,

– bordronun ilişkin olduğu ay,

– sigortalının adı, soyadı,

– sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası,

– ücret ödenen gün sayısı,

– sigortalının ücreti,

– ödenen ücret tutarı,

– ücretin alındığına dair sigortalının imzası

unsurlarının bulunması zorunlu olup, bunlardan herhangi birini ihtiva etmeyen ücret tediye bordroları geçerli sayılmamaktadır. Yalnız, imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemelerde sigortalının imzasının olması şartı aranmamaktadır.

 İbraz süresi geçirildikten sonra incelemeye sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz olduğu tespit edilen defter ve belgeler yönünden, ayrıca geçersizlik fiilleri için idari para cezası uygulanmamakta, sadece tutulan defter türü dikkate alınarak idari para cezası uygulanmaktadır.

Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile bankalar, asgari işçilik uygulaması ile ilgili olarak Kurumca istenilecek bilgi ve belgeleri yazılı olarak en geç 1 ay içinde Kuruma vermekle  yükümlüdürler. Bu yükümlülüğü süresi içerisinde yerine getirmeyenlere, Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının f) bendine göre 2 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

 Kanunun 4/1/b bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla jokey ve antrenörlerin sigortalılık bildirimlerinin en geç 1 ay içinde, diğerlerinin ise en geç 15 gün içinde (vergi mükellefleri için vergi mükellefiyeti işleminin tesis tarihinden itibaren 2 ayı geçmemek üzere ilgili vergi dairesince vergi mükellefinin işe başlama işlemlerinin tekemmül ettirildiği tarihten 15 gün içinde) Kuruma bildirilmesi hüküm altına alınmıştır.

4/1/b bendi kapsamındakilerin sigortalılıkların başlaması ve sona ermesi ile ilgili bildirimleri yasal süresi içerisinde Kuruma bildirmeyenlere Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının g) bendine göre 1 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

 Kamu idareleri vazife malullüğüne sebep olan olayı, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatına göre yetkili mercilere derhal, Kuruma da en geç 15 iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen kamu idarelerine Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının g) bendine göre sigortalı başına 1 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar, ihale yolu ile yaptırdıkları her türlü işleri üstlenenleri ve bunların adreslerini 15 gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının g) bendine göre sigortalı başına 1 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

 Fakat, 6270 sayılı Kanunun 11. maddesi ile yapılan değişiklikle yukarıdaki üç paragrafta belirtilen bildirimlerin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve söz konusu cezaların ilgililerce, yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden uygulanacaktır. Bu durumda uygulanacak idari para cezası asgari ücretin 1/4’ü olacaktır.

Kamu idareleri ile bankalar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen kamu idareleri ile bankalara Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının g) bendine göre 1/10 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. Fakat, 6270 sayılı Kanunun 11. maddesi ile yapılan değişiklikle bildirimin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve söz konusu cezaların ilgililerce, yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden uygulanacaktır. Bu durumda uygulanacak idari para cezası asgari ücretin 1/40’ı olacaktır.

Şirket kuruluşu aşamasında, çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe başlama tarihini, ticaret sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleri Kuruma yapılmış sayılmaktadır. Ticaret sicili memurlukları da, kendilerine yapılan bu bildirimleri en geç 10 gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Bu bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeyen ticaret sicil memurluklarına Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının h) bendine göre yerine getirilmeyen her bir bildirim yükümlülüğü için 1 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişileri, yapı ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat niteliği taşıyan işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa bunların verilmesine esas olan istihdama ilişkin bilgileri, verildiği tarihten itibaren 1 ay içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Bu bildirim yükümlülüklerini yerine getirmeyen kurum ve kuruluşlara Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının h) bendine göre yerine getirilmeyen her bir bildirim yükümlülüğü için 1 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

Fakat, 6270 sayılı Kanunun 11. maddesi ile yapılan değişiklikle yukarıdaki iki paragrafta belirtilen bildirim yükümlülüğünün yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve söz konusu cezaların ilgililerce, yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden uygulanacaktır. Bu durumda uygulanacak idari para cezası asgari ücretin 1/4’ü olacaktır.

 Tablo-3: 5510 Sayılı Kanunun 102.Maddesine Göre Uygulanan Cezalar-3

 Madde

Uygulama Nedeni

Cezası

102/1/ı/1

Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının; Kanunun uygulanmasından doğan inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında işverenlerin, sigortalıların, işyeri sahiplerinin ve bu işle ilgili diğer kişilerin görevlerini yapmasına engel olması,

5 Asgari Ücret

102/1/ı/2

Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının; görevlerini yapmasını engellemek amacıyla sigortalıların, işyeri sahiplerinin ve bu işle ilgili diğer kişilerin cebir ve tehdit kullanması

TCK 265/2 (2 yıldan 4 yıla kadar hapis) ve ayrıca 10 Asgari Ücret

102/1/i

–  Kurum tarafından Kanunun 100.maddesi kapsamında istenen bilgi ve belgelerin kamu idareleri, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından belirlenen süre içinde mücbir sebep olmaksızın verilmemesi,
–  Kurum tarafından Kanunun 100.maddesi kapsamında istenen bilgi ve belgelerin geç verilmesi,
–  – 4/1/a bendi kapsamındaki sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödemelerinde 100.maddeye istinaden Kurumca işverenlerden istenilen bildirimlerin yapılmaması,

–  5 Asgari Ücret

–  2 Asgari Ücret

–  1/10 Asgari Ücret

–  1/2 Asgari Ücret

102/1/j

  

Bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutulmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için 1/10 Asgari Ücret  

102/1/k

Kurumca belirtilen şartlara uygun olarak genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü oldukları kişilere ait bilgi girişlerinin süresinde yapılmaması ile bakmakla yükümlü olunan kişi olmayanlara ait bilgi girişi yapılması,

1/2 Asgari Ücret

102/1/l

Kanunun Ek 6. maddesine göre yapılması gereken bildirim veya kontrol yükümlülüğünün yerine getirilmemesi

1 Asgari Ücret

 
 

Tablo-3’de yer alan cezalar; Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarına zorluk çıkarılması, Kanunun 100. maddesi kapsamında Kurum tarafından istenen bilgi ve belgelerin verilmemesi veya geç verilmesi, 4/1/a bendi kapsamındaki sigortalıların sona ermesine ilişkin bildirimin yasal süresi içerisinde yapılmaması, genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü oldukları kişilerin bildirimi ve Kanunun Ek-6. maddesine göre yapılması gereken bildirim ve kontrol yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi hakkında uygulanacak cezaları kapsamaktadır.

Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının görevlerini yaptıkları  esnada görevlerinin yapılmasına engel olunması halinde, engel olanlar hakkında Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının ı) bendinin 1. alt bendine göre 5 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. Görevlerini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullananlar hakkında ise, Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının ı) bendinin 2. alt bendine göre fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde Türk Ceza Kanununun 265. maddesinin 2. fıkrasına göre 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmakta ve bu suçu işleyenler hakkında ayrıca 10 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

Kanunun 100. maddesine göre, Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler doğrudan, münferit olarak bilgi ve belge istenmesi hariç olmak üzere kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ise Kurumla yapılacak protokoller çerçevesinde, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak hâller ile özel hayat ve aile hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa Kurum tarafından kişilerin sosyal güvenliğinin sağlanması, 6183 sayılı Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile bu Kanun kapsamında verilen diğer görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi ve belgeyi sürekli ve/veya belli aralıklarla vermeye, bilgilerin elektronik ortamda görüntülenmesini sağlamaya, görüntülenen bu bilgilerin güvenliğini sağlamaya, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü belge ile vermek zorunda oldukları bilgilere ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için ibraz etmeye mecburdurlar.

Kurum tarafından yukarıda açıklanan Kanunun 100. maddesi kapsamında istenen bilgi ve belgelerin kamu idareleri, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından belirlenen süre içinde mücbir sebep olmaksızın verilmemesi halinde Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının i) bendine göre 5 asgari ücret tutarında, geç verilmesi halinde ise 2 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

4/1/a bendi kapsamındaki sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödemelerinde Kurumca işverenlerden istenilen bildirimlerin, hak edilen istirahat süresini takip eden 5 iş günü içinde elektronik ortamda Kuruma bildirilmesi gerekmektedir. Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının i) bendine göre; istenilen bu bildirimin geç verilmesi halinde, sigortalı başına 1/10 asgari ücret tutarında, hiç yapılmaması halinde ise sigortalı başına 1/2 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

4/1/a bendi kapsamındaki sigortalının, sigortalılığının sona ermesine ilişkin bildirimin hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren 10 gün içinde Kuruma yapılması gerekmektedir. Kuruma devir tarihine kadar 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesinde yer alan sandıkların iştirakçilerinin sandıkla ilgilerinin başlama ve sona ermesine ilişkin bildirimlerinin en geç 10 gün içinde Kuruma yapılması gerekmektedir. Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının i) bendine göre; bu yükümlülükleri süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için 1/10 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır. Fakat, 6270 sayılı Kanunun 11. maddesi ile yapılan değişiklikle yapılan bu bildirimlerin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve söz konusu cezaların ilgililerce, yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden uygulanacaktır. Bu durumda uygulanacak idari para cezası asgari ücretin 1/40’ı olacaktır.

Kanunun 100. maddesine göre Kurum, genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü oldukları kişilerin genel sağlık sigortasından yararlanmalarına esas bilgilerinin, sağlayacağı elektronik alt yapı üzerinden girilmesini kamu idarelerinden, işverenlerden ve 4/1/b bendine tabi sigortalılardan isteme yetkisine sahiptir. Kurumca belirtilen şartlara uygun olarak genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü oldukları kişilere ait bilgi girişlerini süresinde yapmayanlar ile bakmakla yükümlü olunan kişi olmayanlara ait bilgi girişi yapanlara, Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının k) bendine göre 1/2 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

5510 sayılı Kanunun Ek-6. maddesine göre ticari taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma aracı işyerleri ile 4/2/b bendinde belirtilen ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir veya birden fazla kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içerisinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olan kişilerin sigortalılıkları, bu madde kapsamında kendileri tarafından 30 gün üzerinden prim ödemeleri suretiyle sağlanmaktadır. Ek-6. madde kapsamında bulunan sigortalıları çalıştıranlar ile çalışanların üye olduğu meslek odası, birlik veya benzeri kuruluşlara Kanuna istinaden getirilecek bildirim ve kontrol yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, yerine getirilmeyen her bir fiil için Kanunun 102. maddesinin 1. fıkrasının l) bendine göre 1 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanmaktadır.

B- Genel Hükümler, İtiraz ve Zamanaşımı

 5510 sayılı Kanuna göre idari para cezası uygulanması sigortalılığın başlamasına, sigortalılığın sona ermesine, işyerinin bildirilmesine ve aylık prim ve hizmetlerinin bildirilmesine ilişkin belgelerin Kuruma bildirilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Hiçbir şekilde gönderilmemesi halinde ise Kurumca resen düzenlenmektedir.

SGK tarafından uygulanan idari para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk etmektedir. Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılmakta veya aynı süre içinde dilekçe vermek veya bu dilekçeyi taahhütlü olarak göndermek suretiyle işverence ilgili üniteye itiraz edilebilmektedir. İdari para cezasına yapılan itiraz takibi durdurmaktadır. İtirazlar, idari para cezası itiraz komisyonunda incelenerek en geç 30 gün içinde karara bağlanmaktadır. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilmektedirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşmektedir.

İdari para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilmekte, yani % 25’i oranında indirim uygulanmaktadır. Peşin ödeme idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilememektedir. Ancak Kurumca veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilmektedir.

 Kuruma yapılan itiraz takibi durdurmakta fakat mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmamaktadır. Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmeyen idari para cezaları, hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilmektedir.

İdari para cezaları 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlamaktadır. Ayrıca, idari para cezaları hakkında, bu Kanun ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda hüküm bulunmayan hallerde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanmaktadır.

 III.Fazla veya Yersiz Ödemeler

 Fazla veya yersiz ödemenin tanımına Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 4. maddesinin a) fıkrasında yer verilmiştir. Söz konusu tanımlamaya göre; SGK tarafından işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara, gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen Kanun kapsamındaki her türlü ödeme fazla veya yersiz ödemedir.

Tanımda kimlerin bu kapsama gireceği yani ilgili kişilerin kimler olacağı açıkça belirtilmekte olup, kapsamı konusunda ise 5510 sayılı Kanun kapsamındaki her türlü ödemenin bu kapsama gireceği belirtilmektedir. Bunu biraz detaylandırmak gerekirse; Kanun kapsamında ödenen;

 – Geçici iş göremezlik, emzirme, evlenme ve cenaze ödenekleri,

 – Yaşlılık ve ölüm toptan ödemeleri

 – Sürekli iş göremezlik ve ölüm gelirleri,

 – Malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları ile bu aylıklarla birlikte ödenen ek ödemeler,

 – Uzun ve kısa vadeli sigorta kollarından karşılanan yol, gündelik ve refakatçi giderleri gibi ödemeler fazla veya yersiz ödemelerin kapsamını oluşturmaktadır.

SGK tarafından herhangi bir nedenle ilgililere fazla veya yersiz olarak yapılan ödemeler, ilgili hayatta ise onun adına, ölümü halinde ise kanuni varisleri adına borç kaydedilmektedir.

 Fazla veya yersiz ödemeler; kontrol, denetim, inceleme, Sayıştayca kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilmektedir. Fazla veya yersiz ödemeler, ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışları sonucunda veya Kurumun hatalı işlemleri sonucunda oluşmaktadır.

 A- İlgililerin Kasıtlı veya Kusurlu Davranışları Sonucu Oluşanlar

 Konu hakkında açıklamaya girmeden önce, kasıt ve kusur kelimelerinin anlamı üzerinde durulmasının uygun olacağı değerlendirilmekte olup; Türk Dil Kurumu kasıt kelimesini “zarar vermeyi isteme”, “kötü niyet”, kusur kelimesini ise “noksan”, “özür”, “bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama” olarak tanımlamaktadır.

Aşağıdaki sebeplerden kaynaklanan yersiz ödemeler, ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğan yersiz ödemeleri oluşturmaktadır.

 – Kuruma verilen belgelerle gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması,

 – Bildirilmesi taahhüt edilen durum değişikliklerinin bir ay içerisinde Kuruma bildirilmemesi,

 – Kanunda belirtilen şartları yerine getirmediği halde, sahte bilgi ve belgelerle yardımlardan yararlandırılması ile gelir ve aylık bağlatılması,

 – Sahte hizmet kazandırılmak suretiyle ödeneklerden ve diğer haklardan yararlandırılması ile gelir veya aylık bağlatılması,

 – Boşanma nedeniyle gelir veya aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşanması,

 – Gelir ve aylıkların kesilmesi gerektiği halde durumun gizlenmesi ve/veya bildirilmemesi,

– Sigortalılar ile gelir veya aylık alanlara yapılan ödemelerden, hak sahipliği durumu sona ermesine rağmen herhangi bir kişi tarafından tahsilat yapılması.

 İlgilerin kasıtlı veya kusurlu davranışları sonucu doğmuş olduğu tespit edilen fazla veya yersiz ödemeler, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler ile sınırlı olmak üzere, her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte tahsil edilmektedir. Yersiz ödemenin tespit tarihinden sonra yapılan fazla ödemeler de borca dahil edilmektedir.

Ayrıca, örneği Kurumca hazırlanan belgelerle bildirilmesi taahhüt edilen durum değişikliklerinin bir ay içerisinde Kuruma bildirilmesi hali haricindeki sebeplerden dolayı, Kurumun yanlış işlem ve ödeme yapmasına sebebiyet veren ve bu suretle adına borç tahakkuk ettirilen ve/veya borç tahakkuk ettirilmesine neden olan kişiler hakkında ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmaktadır.

 SGK tarafından yayımlanan 2011/58 sayılı Genelgede; Kurumdan gelir veya aylık almakta iken ölen sigortalı veya hak sahiplerinin ölüm tarihinden sonra hak etmedikleri bir aylık döneme ilişkin gelir ve aylıkların hak sahipleri tarafından bankalardan tahsil edilmesi durumunda, yersiz alınan gelir ve aylık miktarları için cari usulde işlem yapılmakla birlikte bunlar hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunulmayacağı belirtilmektedir.

 B- Kurumun Hatalı İşlemleri Sonucunda Oluşanlar

İlgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışları dışında kalan, yani kasıt veya kusur olgusunun olmadığı, Kurumun çalışma sistemi, yaşanan uygulama değişiklikleri, Kurum çalışanlarının kasıtlı veya kusurlu davranışı, ihmali, dikkatsizliği ve bilgisizliği gibi sebeplerden kaynaklanan yersiz ödemeler Kurumun hatalı işlemlerini oluşturmaktadır. Yani, ilgililerin herhangi bir hatası bulunmamakta olup, hatalı işlem tamamen Kurumdan kaynaklanmaktadır.

Fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen ödemeler, Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla 5 yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren 24 ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, 24 aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilmekte, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınmaktadır. Yersiz ödemenin tespit tarihinden sonra yapılan ödemeler de borca dahil edilmektedir.

 C- Alacağın Takibi, Tahakkuk Ettirilmesi, Tebliği ve Uygulanacak Faiz Oranları

Fazla veya yersiz ödeme tespit edildikten sonra, yersiz ödemenin ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışları veya Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklandığının değerlendirmesi merkez teşkilatında daire başkanınca belirlenen şube müdürleri, taşra teşkilatında ise il müdürünce belirlenecek il müdür yardımcısı, şube müdürü veya merkez müdürü tarafından yapılmaktadır.

 Tespit edilecek her türlü fazla veya yersiz ödeme için SGK tarafından borç tablosu, diğer bir ifadeyle, Kurumca fazla veya yersiz ödenen miktarları ödeme tarihleri itibariyle gösterir tablo ve alacak takip dosyası düzenlenmektedir.

Düzenlenen borç tablosu üzerinde ilgilinin kasıtlı ve kusurlu davranışı sebebiyle yapılan fazla veya yersiz ödemelerin her biri için, ödemenin yapıldığı tarihten hatalı işlemin tespit edildiği tarihe kadar kanuni faiz hesaplanmakta, yapılan ödemeler ve hesaplanan faiz toplamı ilgilisi adına borç kaydedilmektedir. Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanan fazla veya yersiz ödemeler için de borç tablosu düzenlemekte, ancak bu tür alacaklar için borcun tahakkuk ettirilmesi sırasında her hangi bir faiz hesaplanmamaktadır. Bu şekilde tahakkuk ettirilen borçlar için faiz başlangıç tarihi, borcun ilgiliye tebliğ edildiği tarihi takip eden 24. ayın bittiği tarih olarak kabul edilmektedir.

 Alacak takip dosyası ise, tahakkuk ettirilen fazla veya yersiz ödeme tutarının tahsilatının takip edildiği tablo olup, tahsilat işlemini yapan birimce düzenlenmektedir.

Değerlendirme sonucu, fazla veya yersiz ödemelerin müteselsilen sorumluluk hali dahil çok sayıda kişiyi ilgilendirmesi durumunda, ayrıca borçlular tablosu düzenlenmektedir.

 Fazla veya yersiz ödemeden kaynaklanan alacaklar, düzenlenen borç bildirim belgesi ile 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre ilgililere tebliğ edilmektedir. İtirazlar ise, başvuru tarihinden itibaren on iş günü içinde değerlendirme onayını veren merciin amiri tarafından karara bağlanmakta, itiraz ve itirazı değerlendirme süresi ödeme süresini değiştirmemektedir.

 Fazla veya yersiz ödemelerin geri alınmasında 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uygulanmaktadır. Aşağıda yer alan Tablo-1’de 2000 yılından sonra uygulanan kanuni faiz oranları bulunmaktadır.

 Tablo-1: 2000 Yılından Sonraki Kanuni Faiz Oranları

 
 

                           Uygulanacak

Dönemi                     faiz oranı

01.01.2000-30.06.2002         % 60

01.07.2002-30.06.2003         % 55

01.07.2003-31.12.2003         % 50

01.01.2004-30.06.2004         % 43

01.07.2004-30.04.2005         % 38

01.05.2005-31.12.2005         % 12

01.01.2006’dan itibaren       % 9

 
 

Kaynak: 14.02.2009 tarih, 27141 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2009/1 sayılı Parasal Sınırlar ve Oranlar Hakkında Genel Tebliğden faydalanılarak hazırlanmıştır.

Kurumca ilgililere fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen ödemeler, ilgililerin Kurumdan alacaklarından mahsup edilmek, gelir ve aylıklarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmekte, Kurumdan her hangi bir alacağının bulunmaması halinde ise, genel hükümlere göre tahsil edilmektedir. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılmakta, kanuni faiz kalan borca uygulanmaktadır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanmaktadır.

Fazla veya yersiz ödeme tutarı, ilgilinin Kurumdan tahakkuk etmiş herhangi bir alacağı yoksa veya alacaklarından mahsup edildikten sonra kalan borcu varsa ve Kurumdan gelir ve aylık almaya devam ediyorsa, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç, gelir ve aylıklardan  % 25 oranında kesilmek suretiyle tahsil edilmektedir.Kesinti yapmak suretiyle geri alma süresinin beş yılı aşacağının anlaşılması durumunda ayrıca icrai takibata da geçilmektedir.

 Kurumdan alacağı bulunmayan borçlu ve borçlunun kanuni varisleri ile borcu kabul eden şahıslar, borç miktarını peşin ödeyebileceği gibi taksitle ödeme talebinde de bulunabilmekte olup, taksitlendirme talepleri borcu tebliğ eden birimlere yapılmaktadır. Taksitlendirme işlemleri, Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yürütülmektedir.

SGK tarafından yapılan düzenleme ile; alacakların, borcun miktarı ve borçlunun ödeme gücü gibi hususlar göz önünde bulundurularak, taksitlendirmeye yetkili birimce uygun görülmesi halinde ve 60 ayı geçmeyecek şekilde taksitle ödenmesi kabul edilmektedir.

 IV. İdari Yaptırımlar ve Fesih

 Sosyal Güvenlik Kurumunca sağlık hizmet sunucularına uygulanacak idari yaptırımlar 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 103. maddesi ile düzenlenmiştir.

 Kurumca yapılan inceleme neticesinde;

 – Sağlık hizmeti sunulmadığı halde sağlık hizmetini fatura ettiği,

 – Faturayı veya faturaya dayanak oluşturan belgeleri, gerçeğe aykırı olarak düzenlediği,

 – Kapsam dışı tutulan sağlık hizmetlerini, kapsam içinde olan sağlık hizmetleri gibi gösterdiği,

– Sağlık hizmetlerine hak kazanmayan kişilere, sağlık hizmeti sunarak Kuruma fatura ettiği,

 
 

– Kurumca belirlenen tavanın üzerinde ilave ücret aldığı,

 tespit edilen sağlık hizmeti sunucuları hakkında genel hükümlere göre takip yapılacağı, bu fiiller nedeniyle Kurumun yersiz ödediği tutarın 96. maddeye göre geri alınacağı, ayrıca bu fiilleri işleyen veya sağlık hizmeti satın alınmasına ilişkin sözleşmelerde belirtilen hükümlere aykırı davrandığı tespit edilen sağlık hizmeti sunucularının Kurum ile yaptıkları sözleşmelerin feshedilebileceği ve Kurumca belirlenecek süre içinde tekrar sözleşme yapılmayacağı maddenin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Bu yaptırımlar,

 – Bu filleri işleyenler hakkında genel hükümlere göre takip yapılması,

 – Bu fiiller nedeniyle Kurumun yersiz ödediği tutarın 96. maddeye göre geri alınması,

–  Sağlık hizmet sunucularının Kurum ile yaptıkları sözleşmelerinin feshedilebilmesi ve Kurumca belirlenecek süre zarfında tekrar sözleşme yapılmaması,

 şeklinde üç ana grupta toplanabilir.

 Aynı maddenin ikinci fıkrasında sağlık hizmet sunucusunun kimlik tespiti yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde bir başka kişiye sağlık hizmeti sunulması nedeniyle Kurumun zarara uğramasına sebebiyet veren sağlık hizmeti sunucularından uğranılan zararın geri alınacağı hükmüne yer verilmiştir.  

5510 sayılı Kanunun muhtelif maddelerinde diğer kurumların denetim elemanlarından serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirlere kadar birçok kişi veya kuruluşun denetim ve kontrol ile görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. 103. maddeye bakıldığında incelemenin bizzat Kurumca yapılacağı anlaşılmakta ise de Kanunun 78. maddesinin son fıkrasında Kurumun, kanunda belirtilen görevleriyle ilgili olarak sağlık hizmeti sunucularının yürüttüğü hizmet ve işlemleri kontrol yetkisine sahip olduğu, bu yetkisini görevlendirdiği personeli vasıtasıyla veya kamu kurumları ve özel kurumlardan hizmet satın almak suretiyle kullanabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile Sosyal Güvenlik Kurumuna sağlık hizmet sunucularının incelenmesinde hangi personelin görevlendirileceği veya hangi kurumdan hizmet satın alınması suretiyle incelemelerin yapılacağı konusunda herhangi bir sınırlama getirilmemiştir. Uygulamada, sağlık hizmet sunucularının incelenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca, kamu kurumları ve özel kurumlardan hizmet satın alma yöntemi kullanılmamaktadır. Bu inceleme sağlık hizmet sunucusunun ve satın alınan sağlık hizmetinin niteliği göz önüne alınarak görevlendirilen sağlık personeli ve idari personel eliyle yapılmaktadır. Sosyal sigorta suiistimallerinin sağlık ayağını teşkil eden usulsüzlükler Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları eliyle soruşturulmaktadır.        

Sosyal Güvenlik Kurumunca yayımlanan Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliğinin 60. maddesinde, Kanunun 103. maddesinde sayılan beş adet fiile, sağlık hizmet sunucularının sağlık hizmeti satın alınmasına yönelik sözleşme hükümlerine aykırı davranması fiili de eklenmiştir.

 Aynı maddede, Kanunda sayılan fiiller ve bu fiiller için getirilen yaptırımlar dışında, fesih gerektirecek fiiller ve sürelerin belirlenebileceği, sağlık hizmeti sunucusunun uyarılmasını veya sözleşmenin feshini gerektiren fiiller ile sözleşmenin feshedilmesi hâlinde sağlık hizmet sunucusu ile sözleşme yapılmayacak sürelerin, Kurum ile sağlık hizmeti sunucusunun yaptığı sözleşmelerde belirtileceği, bu süreler sonunda sağlık hizmeti sunucusunun başvurusu halinde gerekli şartları taşıyanlarla sözleşme yapılabileceği hükümlerine yer verilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumunca, resmi sağlık kurumlarından protokoller yoluyla özel sağlık kurumlarından ise sözleşmeler yoluyla sağlık hizmeti satın alınmaktadır. Eczaneler, optisyenlik müesseseleri ve özel sağlık kuruşlarından hizmet satın alınmasına esas sözleşmeler Kurumca hazırlanmakta ve taraflarca imzalanmaktadır.  Üniversite hastaneleri, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait hastaneler ve Sağlık Bakanlığına ait sağlık kuruluşları ise Kurumca imzalanan protokol hükümlerine göre sağlık hizmeti vermektedir.

 Sosyal Güvenlik Kurumunca 10.01.2012 tarihinde duyurulan, 2012 yılı özel sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti satın alım sözleşmesine bakıldığında uygulanacak cezai yaptırımların 11. maddede yer aldığı görülmektedir. Söz konusu maddede uygulanacak cezai şartlar üç ayrı grupta toplanmıştır.

– Sözleşmeye ilişkin cezai şartlar, sözleşme hükümlerine riayet edilmemesi halinde uygulanacak 3.000,- TL, 10.000,- TL ve 20.000,- TL tutarındaki idari para cezaları.

 – Sağlık Uygulama Tebliğine ilişkin cezai şartlar, tebliğde yer alan hükümlere aykırı hareket edilmesi halinde uygulanacak olan 200,- TL ile 10.000,- TL arasındaki idari para cezaları ile işlem bedellerinin beş katına kadar idari para cezaları.   

 – Diğer cezai şartlar, en ağır cezai yaptırımların yer aldığı kısım olup 10.000,- TL’den 50.000,-TL’ye kadar idari para cezaları ve Kurum zararına sebebiyet verilen işlem bedellerinin beş katı tutarında idari para cezaları.  

Aynı maddenin devamında cezai şart ve fesih işlemlerine ilişkin genel esaslar kısmında cezai şart ve/veya fesih uygulamasını gerektiren bir fiilin tespiti halinde sağlık hizmet sunucusundan yazılı savunma isteneceği, sağlık hizmet sunucusunun savunma talep yazısının tebliğ tarihinden itibaren 10 iş günü içinde savunmasını vereceği, Kurum müfettişlerince yapılan inceleme veya soruşturmalarda savunmaların müfettişlerce alınacağı, süresi içerisinde savunma verilmemesi veya verilen savunmanın değerlendirilmesi sonucunda cezai şart ve/veya fesih uygulanmasına karar verilmesini müteakip sağlık hizmet sunucusuna gerekli tebliğin yapılacağı, sağlık hizmet sunucusunun, feshin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğüne, cezai şartın tebliğ tarihinden itibaren aynı süre içerisinde sözleşmenin yürütümünü yapan Kurumun ilgili taşra teşkilatına itiraz edebileceği, itirazların feshin ve cezai şartın uygulanmasını durduracağı, bütün itirazların mücbir sebepler dışında 20 gün içinde Kurumca oluşturulacak komisyon marifetiyle karara bağlanacağı, konu ile ilgili olarak mahkemeye başvurulmuş olmasının cezai şartın takip ve tahsili ile feshin uygulanmasını durdurmayacağı düzenlenmiştir.

V. Sonuç

 5510 sayılı Kanunun 102. maddesine göre uygulanan idari para cezaları 2012 yılında 6270 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle birlikte daha adil hale getirilmiş, bildirim yapmayı unutan veya bildirimi geç yapanla art niyetli olarak bu durumu gizleyip kayıtdışına yönelenlere aynı ceza uygulanmasına son verilmiştir. İdari para cezalarında bu şekilde bir düzenleme yapılmasının dürüst işverenler için yerinde bir uygulama olduğu düşünülmektedir.

 
 

Halen, ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışları sonucu oluşan yersiz ödemelerde, Kurum tarafından uğranılan zarar sadece kanuni faiziyle birlikte geri alınmakta olup, Kurum zararına sebep olan kişilerden para cezasının uğranılan zararın katlanmış hali olarak tahsil edilmesinin caydırıcı olacağı düşünülmektedir.

5510 sayılı Kanunun 103. maddesinde, sağlık hizmet sunucularına idari yaptırım uygulanmasına esas teşkil edecek beş ayrı fiil sayılarak devamında uygulanacak idari yaptırımlara yer verilmiştir. Kurumun Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliğinin 60. maddesinde ise kanunda yer alan fiillere sağlık hizmet sunucularının sağlık hizmeti satın alınmasına yönelik sözleşme hükümlerine aykırı davranması fiili de eklenmiştir. Maddenin devamında aynı yöntemle, kanunda sayılan idari yaptırımlara ek olarak diğer yaptırımlara yer verilmiştir. Sağlık hizmet sunucuları ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin oldukça ağır para cezalarını ve sözleşmenin feshedilmesine varan cezai hükümleri içerdiği göz önüne alındığında yönetmelikle kanun maddesine cezai hükümler eklenmesi hukuki anlamda sıkıntılara sebep olacak ve Sosyal Güvenlik Kurumumun yargı önünde zor duruma düşmesine sebep olabilecektir.

5510 sayılı Kanuna göre uygulanacak idari yaptırımların daha sistematik ve anlaşılır bir hale getirilebilmesi için Kanunda uygulanacak yaptırımlara ayrı bir bölüm ayrılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.

 (*) Mali Hukuk Bilim Uzmanı.

 
 

 

 

Clip to Evernote

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir