İşverenin işyerinde çalışan eşinin sigortalılık durumu

 

 

İşverenin işyerinde çalışan eşinin sigortalılık durumu

Ahmet NACAROĞLU

(Sosyal Güvenlik Denetmeni *)

  1. Giriş

 İş hayatında özellikle küçük işverenler kendi eşlerini kendilerine ait işyerlerinde sigortalı göstermektedir. Burada işveren eşinin adına prim yatırarak emekli olmasını amaçlamaktadır. Bazı işverenler primleri yatırıldığı sürece eşlerinin kendi işyerlerinden sigortalı olmalarının bir hak olduğunu düşünmektedirler. Ancak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kimlerin sigortalı sayılacağını kimlerin de sigortalı sayılmayacağını açıkça belirtmiştir.

 5510 sayılı Yasanın sigortalı sayılmayanlar başlıklı 6. maddesinin a fıkrasında “işverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi” nin sigortalı sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Eşin sigortalı sayılması için en önemli unsurun ücret ödemesi olduğu vurgulanmıştır. Bu çalışmamızda işverenlerin işyerindeki eşlerinin sigortalılık durumları incelenecektir.

 2.İşveren Eşinin Sigortalılığı

 4721 sayılı Medeni Kanunun 185. maddesinde “Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.” denilmektedir. Medeni Kanunla eşlere birbirlerine yardım etmek zorunda oldukları görevi yüklenmiştir. Devlet bu göreve istinaden eşin işveren olan diğer eşin işyerinde ücret almadan çalışmasını yardım sayıp sosyal güvenlik mevzuatının dışında tutmuştur.

 5510 sayılı Yasanın sigortalı sayılanlar başlıklı 4. maddesinin a fıkrasında “Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar” ın sigortalı sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bir işverenin yanında sigortalı olmak için en önemli şartın hizmet akdi olduğu belirtilmiştir. İşverenin işyerinde çalışan eşinin de sigortalı olmasında ise ücretle çalışırsa taraflar arasında hizmet akdinin kabulü olması halinde sigortalı sayılacaktır. Sosyal Güvenlik Kurumu ile işveren arasında eşin çalışmasından dolayı çıkacak uyuşmazlıklarda işverenin eşin işyerinde fiilen çalıştığını ve eşine ücret ödediğini kanıtlaması lazımdır.

 İşveren eşinin çalıştığını kanıtlarken eşinin yapılan işe uygun bilgi deneyim ve eğitime haiz olduğunu belirtebilir. Buna örnek verecek olursak müteahhit eşin yanında çalışan inşaat mühendisi bir eşin eğitim olarak bu işe uygun olduğu açıktır. Ücret ödemelerini işveren bordroda işçi olarak görünen eşin ücret bordrosunda imzasının olması veya ücret ödendiğinin makbuz, banka kaydı veya kasa tediye fişi gibi belgelerle kanıtlayabilir. Ayrıca işveren kanuni defterlerde eşin ücret bordosunu  işçilik giderleri olarak kaydetmesi gerekmektedir.

 3. Sonuç

 İşverenlerin fiilen çalışmayan ve ücret ödemedikleri eşlerini sigortalı göstermek konusundaki ısrarları sahte sigortalılık gibi Türk Ceza Kanununca suç sayılan fiillerle karşı karşıya kalmalarına neden olabilir. Ayrıca eşler sigorta kollarının yardımlarından (hastaneler, iş göremezlik ödeneği, doğum öncesi doğum sonrası rapor paraları gibi) faydalanmışlarsa bu sigortalılıkların iptalinden dolayı faydalanılan sigorta kollarının masraflarının ödenmesi gibi maddi külfet altında da kalabilirler.

 İşverenlerin eşlerini kendi işyerlerinden sigortalı göstermeleri yerine, 5510 sayılı Yasanın 50. maddesinde düzenlenen isteğe bağlı sigortalı olmasını sağlamalarının daha doğru olabileceği kanaatindeyim.

 ———————————————–

(*) Kamu Yönetimi Bilim Uzmanı, Adli Bilirkişi.

 
 

Clip to Evernote

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir